uzun hikaye.
aslında bütün hikayeler uzundu. Ve gelecekte öylee..
15 Şubat 2012 Çarşamba
uzun hikaye.: Karanlık
uzun hikaye.: Karanlık: ışığın yokluğuydu belki bilinen en belirgin karanlık. ...oysaki düşünce karanlığıydı asıl karanlık olan evrende.Karanlık fikirler, karanlık ...
19 Ağustos 2011 Cuma
Küçük bir sömürüdür AŞK..
Aşk, ilk insanın kalbine düşen ilk hayat belirtisiydi belki.Aşıksan yaşıyordun.Ve bu yüzden Allah aşık önce gelendi.Olması gerekendi belkide kalplerde.çift yaratılmış insanoğlunun mührüydü ya da.Değeri hep bilinesi bu güzel duygu.Tam olarak bir yeri de yoktu zamanı da. bu kadarda kördü kıpırtısı.İlk başlarda belki güzel geldi insana.Tatlı bir his bıraktı gönüllerin damağında.Uğruna hayatlar feda edilircesine sevildi,İstendi de çok defa.İlk tohumları hep özenle atıldı, ve meyvesi kuvvetlendi....Gel zaman git zaman Tüketti kendisini.Tüketen neydi kimse bilemedi, dermansız bir hastalık gibi bulaştıda zamanla. sevmenin sınırı olduğunu geç anladı sevenler. Sevdikçe azaldığını hissetti yürekler.Aslında hep tersi öğretilmişti kalplere. seversen yaşarsın. seversen kazanırsın. sanki sonsuz bir ırmak gibi gösterildi gizliden.sevenle sevmeyen aykı kefeye bile konulmadı. Her zaman paylaşıldı yüreklerde herkesle. Kör de etti sevenleri. hemde ne kör ama. Gözler görmez, yürek işlemez oldu. seven bin pişman zamanlar buluverdi avuçlarında. Sevdikçe tükendi insan,tükendikçe yitirdi aşkı.Farkına varmaları geç oldu ve geç açıldı gözleri. Acemice yüreklerde harcanarak tüketildi aşk. Hemde kimler uğruna. Oysaki küçük bir dipnot geçmişti herzaman aşkın altından.^ Sevmek yürek ister.^Aşkın sömürgesi oluyorsan,tükenirsin o aşkla beraber...bilge insana sevgiler:)))
Titreşmeli kıpırtık
Tamda film sahnesi gibi bir karşılaşma...ayy ne romantik. Yok arkadaş illa bir çıkıntısı olacak sevgilerin ilk buluşmaları. Göyaa değişiklik çabası işte. İçi boşsa dışını ne yapayım ben bu sevginin diye düşünen nadir şimdilerde.Kim takar içini, dışı beni idare etsin yeter, diyenler mantık ötesi bir çabanın içinde yüzmekteler oysaki.. ha bu da bir seçim elbet ama susmakta yakışmıyor bu hassa yüreklere. İlla iki çift laf söylemek istiyor ne yapsın.Neyseki ' ah nerde o eski aşklar' diyen büyüklerimiz var da , sevgiyi, sevmeyi hep yanlış yaptığımızın farkına vardırıyorlar. Sanki eski tozlanmış raflarda duran 'nasıl sevilir' adlı sevgi rehberi gibi alıp arada kıyaslıyoruz elimizdeki sevgileri.Hiç bir formül tutmaz mı ama. tutmuyor işte. ya yürekler değişiyor sürekli ya da sevgi kendini modaya uyduruyor her an. eski kafalı kalıyorsun nihayetinde içinden geldiği gibi sevmek istediğinde. Ekşimiş ayran gibi bozuluveriyor kalplerde zamanla. demek ki her şeyin bir son kullanma tarihi var diye düşünmekten alıkoyamıyorsun da kendini. Öyleyse eğer ,hadi şimdiki sevginin kullanma tarihi gecerse ne yapacaksın? Ya da illa kullanmakta ısrar edersen zehirlenmez mi yürecikler.. Aaa ama olmazki şimdi. Ne yapmalı peki bu sürece. O değil de Aşk ne olacak ,Aşk..Koruyan Allah onu korusun:))
Karanlık
ışığın yokluğuydu belki bilinen en belirgin karanlık. ...oysaki düşünce karanlığıydı asıl karanlık olan evrende.Karanlık fikirler, karanlık hisler, karanlık ilişkiler.en ateşli sevişmeler bile karanlık....karanlıkta karanlık....bir sevginin bitmesinin ardından içine girilen karanlık,bir ananın kaybettiği evlattan aldığı karanlık,ya da bir çiçeğin henüz açma evresindeyken tattığı o kocaman karanlık. neredeydi bu bir türlü gelemeyen aydınlık??? Uzakta olmasa gerek derken aklımaza gelirdi hemencecik. Yaşamak sadece yaşamak değildi, farkettiğimizde,kayıbımız geç olsada güç olmamıştı en azından. Hep beklentileri beklerken gelecekleri yoldan, bir çok kayıpla karşılaşır ve selamlaşırdık inceden.. Üzülürdük de içten , ama hiç farkına varmazdık kayıpların getirilerinden.Oysaki beklentilerin havarileriydi o kayıplar...Ne sadık havariler ama...ne aydınlık ve ferah. Yabancı hayatlar yaşarken bile tadamazdı nefisler bu aydınlığı. Her değişik tenin bıraktığı o tat bulyon olur erirdi aniden. özlenilene kavuştuğun andaki erime misali tükenirdi enerjiler.ve yine bir his kaybı daha. Aslında kimse farkına varmazdı da söylemek gelirdi içimizden, yaw arkadaş maddi kayıp nedir ki evrende, his kaybının yanıda. zaten gerçek değildir hiç bir maddiyat.ve beşerilik. ALDANMAAA... Ama kime dinletesin işte sözlerini..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)